İlk Kurşun Hasan Tahsin

Türk Tarihi Yayınlayan:

Hepimizin Hasan Tahsin ismiyle tanıdığı Osman Nevres 1888 yılında Selanik’te dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Selanik’te bitirdikten sonra Paris Sorbonne üniversitesinde burslu olarak sosyoloji eğitimini tamamladı. Cavid bey aracılığıyla İttihat ve Terakki cemiyetine girdi. Teşkilat-ı Mahsusa’da görev aldı. 1914’den sonra ismini aldığı Hasan Tahsin ise Selanik’te ”Silah” isimli bir gazete çıkaran eski bir Osmanlı zabitiydi.

* Osman Nevres’in kimliğini aldığı Silahçı Hasan Tahsin

Osman Nevres, Teşkilat-ı Mahsusa adına Romanya’da İngiliz istihbaratında görev alan Buxton kardeşlerin suikasti görevine çıkmadan önce gerçek Hasan Tahsin öldürüldü ve bu kimlik Osman Nevres’e verildi. Osman bu tarihten sonra şehadetine kadar Hasan Tahsin ismiyle anıldı. Suikastin hemen ardından 1915’te Romanya polisi tarafından yakalanan Tahsin bir yıl süreyle tutuklu kaldı. 1.Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Bükreş’e giren Osmanlı ordusunun sayesinde tutukluluğu sona erdi. Önce İstanbul’a gönderildi ve ardından İzmir’e geldi. Burada Hukuk-u Beşer gazetesini çıkarmaya başladı. Gazetede yayınladığı yazılarıyla İzmir halkını milli mücadeleye hazırlamaya çalışan Hasan Tahsin, işgale karşı düzenlenen ve çıkıp konuşma yaptığı mitingden bir gün sonra 1919’un 15 Mayıs’ında Yunan işgal güçlerine sıktığı kurşunun ardından açılan ateş ve süngüleme sonucu şehit edildi. Fakat onun sıktığı kurşun yeni harlanmaya başlayan Türk Kurtuluş savaşının dinmeyecek olan ateşini körükledi ve sembolü oldu. Şehit edilmeden önceki gün Maşatlık Meydanı’nda düzenlenen ve konuşmacı olarak katıldığı mitingde bakın şunları söylemişti:

“…Ey bedbaht Türk!.. Yunan hakimiyetini kabule taraftar mısın? Artık kendini göster. Tekmil kardeşlerin Maşatlık Meydanındadır. Oraya yüzbinlerle toplan.. Orada zengin, yoksul, bilgin, cahil yok. Fakat Yunan egemenliğini istemeyen bir mutlak çoğunluk var. Geri kalma!.. Binlerle, yüzbinlerle Maşatlık’a koş. Ve Milli Kurul’un buyruğuna uy…”

*Osman Nevres(Hasan Tahsin)

Çıkardığı gazetedeki makalesinden bir kesitle bu kısa ve genelgeçer yazıyı tamamlıyorum, ilk kurşunla Türk direnişini başlatan Hasan Tahsin’i saygı ve minnetle anıyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

”Ve burayı(İzmir) Yunan’a vermeyecektir(Türk milleti). Vermek isteyecek kuvvetle paylaşılacak kozumuz var. Hatta süngülerimiz, silahlarımız olmasa bile asi ruhumuzla, coşkun kanlarımızla, hararetli vicdanlarımızla, sökülmeyen dişlerimizle bu memleketi müdafaa edeceğiz. Ne kadar zehirli olurlarsa olsunlar o dişlerle Cengiz maneviyatıyla kuvvetlenen dişlerimizle kalplerini parçalayacağız. Namusumuzu, gururumuzu, ailelerimizin, yavrularımızın, kadınlarımızın iffet-i hayatiyelerini kurtaracak, muhafaza edeceğiz yoksa bu şirin diyarları kendi hayatımız, şehâmet ve satvet-i tarihiyemiz namına ecdada bir cemile-i şükrân olmak üzere yakacağız, yıkacağız, kıracağız.”

İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisidir. Orta Doğu ve İstihbarat üzerine çalışmaktadır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*