Talat Paşa

Ermeni Tehciri Talat Paşa Anlatıyor

Türk Tarihi Yayınlayan:

Dahiliye Nazırı Talat Paşa, ‘‘Ermenilerin tehciri’’ konusunda ilk başta konuya karşı çıktığını daha sonra ise kabul ettiğini ve meselenin özünü açıklıyor.

Umumi karargahta ‘‘Ermenilerin tehciri’’ hakkında bir kanun hazırlanarak heyeti vükelaya arzedildi. Ben bu kanunun tamamıyla tatbiki aleyhinde idim. Jandarmalar tamamen, polisler ise kısmen ordu hizmetine alınmış ve yerlerine milisler konmuştu. Tehcirin bu vasıtalarla yapılması halinde çok çirkin neticeler elde edileceğini biliyordum. Binaenaleyh istikbali düşünerek, bu kanunun tatbik edilmemesinde ısrar ettim ve meriyete (yürürlüğe) girmesini de geciktirmeye muvaffak oldum.

Bir müddet sonra Van, Ruslar veya daha doğrusu Ermeni gönüllü çeteleri tarafından işgal edildi. Bu çetelerin Taşnak komitesinin, Osmanlı Meclisi mebusanında da aza bulunan iki reisi olan Pastırmacıyan ve Papazyanın emri altında oldukları sonradan öğrenildi. Canlarını kurtarmaya muvaffak olan bazı kimselerin verdikleri ifadeden Van’ın işgali sırasında kaçamamış olan İslam halkın öldürüldükleri, kadınların şerefleriyle oynandığı ve birçok genç evli kadın ve kızların evlerde toplattırılarak bu evlere umumhane nazarıyla bakıldığı anlaşılıyor. Van’dan kaçan ve binlerce kadın, erkek ve çocuktan ibaret olup silahları bulunmayan halk üzerine Ermeniler tarafından makineli tüfek ateşi açılmıştır.

Van’daki bu hadiseleri dahildeki diğer isyankar hareketler takip etmiştir; kıtalarına iltihak etmek üzere gönderilen bazı münferit askeri birliklerin bu çeteler tarafından öldürüldüğü anlaşılmıştır. Kumandanlar tarafından karargahı umumiye gönderilen raporlardan anlaşıldığına göre Müslümanlara karşı şehirlerde, köylerde ve şoselerde yapılan katliam ve taarruzlar Rus cephesinde o civar halkından teşkil olunan askerler üzerinde çok kötü tesirler bırakmıştır.

Ordu idaresi yeniden tehcir kanununun tatbikinde ısrar etti. Ben tekrar kabulü aleyhinde bulundum. Müteaddit ve çok acı haller bana göstermişti ki, Hıristiyanların Müslümanlara yaptıkları zulümler Avrupa’da büyük bir müsamaha ve sükunetle karşılandığı halde Müslümanların en ufak bir hareketi haddinden fazla büyütülüyordu. Ve bu itibarla Rusların bu harpte Ermenilerin yanı başında bulunması yüzünden çıkacak olan intizamsızlıkların bizim aleyhimize istismar edileceğini önceden biliyordum.

Bu müzakereler esnasında meslektaşlarımdan bazıları beni hissizlik ve vatana sadakatsizlikle itham edecek kadar ileri gittiler. Filhakika ordu, azami derecede tehlikeli bir vaziyette bulunuyordu. Ordunun, bu hususta bir kanun çıkmadan önce icap eden tedbirleri alması imkanı mevcuttu. Bu bakımdan kanunu daha fazla uzatmakta fayda yoktu. Bu kanun ordu ve kolordu kumandanlarına isyan eden halkı münferiden veya toplu bir halde başka mıntıkalara sevketmek selahiyetini veriyordu. Harp yüzünden memleketin her tarafında örfi idare ilan edilmiş olduğundan sivil idare de askeri kuvvetin elinde bulunuyordu. Tehcire evvela Erzurum’da başlandı. Erzurum Valisi Tahsin Bey Dahiliye Nezareti’ne sevkiyat sırasında Ermenilerin, Kürtlerin taarruzlarına uğramış olduklarını bildirdi. Valiyi telgraf başına çağırarak yardım için orduya müracaat etmesini ve faillerin de şiddetle cezalandırılmasını emrettim. Filhakika ordu kumandanlığı bir tabur asker gönderdi ve ele geçirilebilenler kurşuna dizilmek suretiyle cezalandırıldılar. Sevkiyat sırasında Karahisar ve Urfa’da isyan çıkmıştır.

İsyan hareketleri evvela Zeytun’da (Maraş’ın Süleymanlı bucağı) başlamıştır. Seferberliğin ilanını müteakip Ermeniler alenen isyana başlamış, vergileri ödemekten imtina etmiş ve asker toplanması hususunda verilen emirlere muhalefet etmişlerdir. Askerlik vazifelerini ifa zımnında askerlik şubelerine giden Müslümanlara sokakta taarruz edilmiş ve bunlar soyulmuş ve öldürülmüştür. Zeytun halkı subay ve kumandanları emri altında bir milis teşkil etmişti; bu suretle ‘‘Zeytun ihtilalci alayı’’ ismi altında şehirleri müdafaa etmek istiyorlardı. Tabii bu imkanı bulamadıklarından mavzer ve martin silahlarıyla dağa çıkmışlar ve Müslüman köylerine taarruz ve askeri nakliyatı iz’aç etmeye başlamışlardır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Türk Tarihi'den Sonuncu

İlk Kurşun Hasan Tahsin

Hepimizin Hasan Tahsin ismiyle tanıdığı Osman Nevres 1888 yılında Selanik’te dünyaya geldi.
Talat Paşa

Şark Meselesi ve Ermeniler

Ermeni Tehciri meselesi, bağlamından koparılmış ve bugünün gözü ile yorumlanmıştır. Osmanlı’nın içinde
Çık Yukarı